
Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba !
Geç kalmış bir tatil yazısı okuyacaksınız birazdan :)
Bu yılın yeni ülkesi Lübnan, yolculuk Beyruta.. Ne vakittir merak ettiğim, görmek istediğim, ama Avrupa şehirlerinin cazibesine kapılıp ertelediğim bir yerdi, ama o yine de çağırmaktan vazgeçmedi, gidince anladım geç bile kalmışım. 'Ben burada yaşarım arkadaş!' dediğim şehirler arasına iki numaradan girdi :)

Öncelikle şunu söylemem gerek, Beyrut'a gitmeden önce bütün önyargılarınızdan kurtulun.. Hayır etrafta çarşaflı kadınlar yok. Hayır pala bıyıklı adamlar da yok. Hayır yolda giderken kimse laf atmıyor.. Evet kaosun içinden çıkılmış, izleri hala etrafta.. Ama bana öyle geldi ki insanların öyle ya da böyle birlikte yaşamanın yolunu bulduğu bir yer..

Bir çok seyyah için adettendir : 'Yediğin içtiğin senin olsun, gezdiğini gördüğünü anlat..' denir.. Beyrut için bunun tam tersi doğru bana kalırsa :) esas yenilen içilen anlatılmalı ki, iştahlar kabarmalı, herkes yerinde yemeli içmeli bu lezzetleri :)
Elbet gezilecek görülecek yerler var :) Güvercin kayalıklarını görmeyin, El Hamra da salınmayın, Down Town'da kaybolmayın, teleferikle Harissa Tepesine çıkmayın, Jeita Mağarası'ndan etkilenmeyin demiyorum.. Hele şarapseverler Beka Vadisi'ne uğradaman dönmesin.. Bunlar olmazsa olmaz tabi. Ama ne yalan söliyim beni yemekler kadar heyecanlandırmadılar.

İki akşam iki farklı restaurantta yemek yedik, bunlardan biri Beyruta giden herkesin iştahla tavsiye ettiği Abd El Wahab, diğeri ise Zaitunay Bay da yer alan Babel. Galiba Babel bende bir tık öne geçti.


Ana yemeklerden çok mezelere dalın.. Patlıcanlı fatteh ve fattauch (taze kekikli yeşil salata) 'un tadı damağınızda kalacak.. Labneh'de süzme yoğurdun zeytinyağı ve limonla ne kadar uyduğunu keşfedeceksiniz.. Çeşit çeşit meze olur da rakı içilmez mi ? O zaman Arak içmeden olmaz tabi.Anason tadı bizim rakımızdan biraz daha keskin, rakı seviyorsanız mutlaka denemelisiniz. Yemekten sonra ille de meyve yenir, böğürtlen üzerinde lor peyniri, hafif tatlı sevenler için.. Ama yetinmeyenlere elbette çıtır çerez gibi yenen lübnan baklavası. E bir iki yetmez tabi , dönerken de almak lazım :) o vakit ya Al Bohsali'ye uğranacak ya El Hamra boylu boyunca yürünüp Taj Al Moulouk a gidilecek.. O kadar yol gidilmiş , falafel yenmeden mi dönülecek ? :) Benim yediğim falafelci Down Town da di, ancak M.Sahyoun un namı almış yürümüş, demedi demeyin..
Gidin, gezin, yiyin, için, beni anın :)
Sevgiler..

PS: Fotoğraflar Emre'nin gözünden.. Mezeler tabakta yarım kalmasın, öldürelim ! :)