Mutlu yıllar sana !
Otobüs duruyor, sürücü sana gülümsüyor, camlar isil isil, cebinde de bolca bozukluk var. Sol taraftaki tekli koltuklardan biri, en sevdiğin, üstüne adın yazılmış gibi, seni bekliyor. Otobüs kalkıyor, ışıklara yaklaşırken yeşil yanıyor ve yanında ay çekirdeği çitleyen adam, kabukları kese kağidina dolduruyor.
Yaşlı biletçi, biletini istemiyor. Şapkasını eğip selam vererek çok hoş bir sesle iyi günler diliyor.
İyi de bir gün olacak. Çünkü senin doğum günün. Tazesin, güzelsin, önünde kocaman bir hayat var. Dört durak sonra kolu çekeceksin ve sürücü duracak, sadece senin için.
Otobüsten ineceksin,kimse sana omuz atmayacak ve sen inmeden kapı kapanmayacak. Otobüs hareket edecek , insanlar senin için sevinecek, çekirdek citleyen adam , gözden yiyene kadar el sallayacak, bir sebebi olmadan.
Sebebe gerek mi var? Bugün birinin doğumgünü ve doğum günlerinde güzel şeyler olur. Sana doğru koşan yavru köpek, durup onu sevdiğinde kuyruk sallayacak. Özel bir gün oldu mu, köpekler bile anlar.
Evinde insanlar karanlıkta, ikinizin seçtiği mobilyaların arkasına saklanmış, bekliyor olacak. Kapıyı açtığında hep birlikte fırlayıp seni şaşırtacaklar. Sürpriz partilerde olması gerektiği gibi.
Sevdiğin insanlarin tümü orda olacak. Sana en yakın olanlar, senin için en önemlileri. Aldıkları veya düşündükleri armağanları sunacaklar sana. Hoş armağanlar da olacak, yararlı olanlar da.
Komik olanlar eğlendirecek, akıllılar aydınlatacak, melankolik olanlar bile gülümseyecek. Yiyecekler harika olacak. Ardından çilek sunacaklar, üzerine de kentin en iyi vanilyali dondurmasından koyacaklar.
Bir Keith Jarrett albümü çalacaklar herkes dinleyecek; bir Satie albümü çalacaklar, hüzün kalmayacak. Tek basina olanlar kendilerini yalnız hissetmeyecek o gece ve kimse birbirine "Sütlü mü sade mi?" diye sormayacak; artık birbirlerini iyi tanıyorlar.
Sonunda gidecekler; öpmesini istediklerin seni öpecek, istemediklerin elini sıkacak. Bir tek birlikte olduğun adam geride kalacak; en kibar haliyle.
İstersen sevişeceksiniz, istersen yaşlı bir bedevinin dükkanından aldığı özel kokulu esansla sana masaj yapacak. Bir tek sözünle ışıkları karartacak ve birbirinize sarılıp şafağı bekleyeceksiniz.
O büyülü gecede ben de orada olacağım, vanilyalı dondurmamı yiyeceğim ve içtenlikle gülümseyeceğim. Ayrılırken, istersen , seni öperim; istemezsen elini sıkarım.
PS : Bu mektup Etgar Keret'ten. Son zamanlarda kendisine fena halde takığım, öyküleri, yazıları.. Yukarıdaki mektup Siren Yayınları'ndan çıkan Üç Harfli Kelime : AŞK adlı kitaptan alıntı. Aynı zamanda kendisinin yine Siren Yayınları'ndan çıkan Buzdolabının Üstündeki Kız adlı kitabının sonunda da görebilirsiniz. MUTLU SENELER !!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder