İnsan düşer de sıcağı sıcağına neresi ağrır bilemez, ertesi gün ya da bir kaç gün sonra mor rengi görüp, sızlayan kemiği kendisini dürtünce farkeder ya, heh, bu günkü ruh halimin betimlemesi tam olarak bu. düşmüş müydüm ben ne olmuştu :))
Güneşli Cuma günü şarkısı, en sevdiğim Ortaçgil şarkılarından: "Oyuna Devam". Keşke buraya müziklerimi ekleyebilsem video bulmak her zaman kolay olmuyor, sözleri yazmakla yetineceğim, bulunuz dinleyiniz..
Oyuna devam
Biz hiç yorulmadık
Biz hiç yenilmedik desem yalan
Oyuna devam!
Oyuna devam
Biz hiç kaybolmadık
Biz hiç kaybetmedik desem yalan
Oyuna devam
Rakipler kaçak güreştiler
Hepsinin yumrukları vardı
Dünyayı değiştirmek için
Verdiğimiz kırıntılardı
Oyuna devam
Biz hiç aldanmadık
Biz hiç aldatmadık desem yalan
Oyuna devam
Küçüktüm ufacıktım
Şimdi büyüdüm çocuğum var
Ben hep sorular sorardım
Karşımda aynı sorular
Oyuna devam
Biz hiç kaybolmadık
Biz hiç kaybetmedik desem yalan
Oyuna devam, devam, devam devam..
Elbet bir sürü takma ismi olur insanın.. sevimlisi, çirkini.. bazısının modası geçer, bazısı unutulur.. Benimkisi Ninu, epeydir.. İlk bizim ufaklık Emre koydu bu ismi, yıllar önce daha kelimelere dili dönmezken, sonra yayıldı. O yuzden blogun da ismi Ninu. Son bir kaç yıldır defterlere düşülen notların gölgeleri burada. Filmler, kitaplar, farklı ülkeler, yemekler.. Çok şey bulacağınızı garanti edemem, ama gülümseyeceğinize eminim :) Bloguma hoş geldiniz !!
11 Mart 2011 Cuma
6 Mart 2011 Pazar
Kenarından Matematik Kıyısından Felsefe
Konumuz : Felsefe
Olmadı değil mi. Hiç bir öğretmen tahtaya benzer bişi yazmaz. Ben neden yazdım, çünkü ben öğretmen değilim :) Biraz kafa karışıklığım var bakalım aktarabilecek miyim.
Son zamanlarda yeni bir kavramla tanıştım. Pozitivizm. -izm ekleri korkutur insanları, korkmayınız, tanımı basit :) Olgularla desteklenen ya da olgularla ilgili verilere dayanan bilginin tek sağlam bilgi olduğu görüşü(*), diğer bir söylemle pozitif bilimleri evreni anlamak için öncül kabul eden bir
düşünce.
parametrelerin de değişmesine neden oluyor. Dolayısı ile bilimsel bilginin açıklayamadığı davranış şekilleriyle karşılaşılıyor ve sosyal bilimler öne çıkıyor, sosyologlar, filozoflar, psikologlar yardıma koşuyor.
Diğer taraftan eğer insan davranışları formüle edilebilse idi hayatımız nasıl olurdu? Mesela iş görüşmelerinde "5 sene sonra kendinizi nerede görüyorsunuz?" sorusundan önce bir kalem kağıt verseler, önce biraz rakamlarla oynayıp, arkasından destekleyen bir diyagramla şık bir cevap verseydik :) Hayatımıza yeni giren adamın/kadının hani hep o aradığımız insan olup olmadığını anlamak için integralini alıp limitin sıfıra gidip gitmediğine baksaydık :) Ne kadar yaşayacağımızın hesabı üçgenin bilinmeyen iç açısını bulmak kadar basit olsaydı da, boşuna zaman harcamasaydık dört duvar ofislerin içinde. Zaman kaybı olmazdı doğru, ama yaşama heyecanı da olmazdı orası kesin.
Şimdi bakmayın böyle yazdığıma, konuyla ilgili az bilgim var, okuduklarımdan çıkardıklarım bu kadar. Ama bunca yıl matematik okuduktan sonra bazı yasaları da hatırlatmadan edemeyeceğim sanırım,zira insanı formüle edememek matematiğin değerini azaltmaz elbette.
1. 2*2=4
2. İki noktadan bir doğru geçer.
3. Bir de Lim x sıfıra giderken sonsuza gider.
Bilmiyorduk demeyin :P :))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
