29 Ocak 2011 Cumartesi

İnsan neler yapar isteyince kek bişey değil düşününce..

Hep yediğimi içtiğimi anlatacak değillim ya, ahan da yaptığım :) Bu keki bir önceki akşam Emre ile yaptık, spesifik bir adı yok ama belki de koymanın vakti gelmiştir, Ninu keki !

Benim keklerin tek bir farklılığı var yumurtayı biraz bol koyuyorum.

Buyrunuz tarif :

5 yumurta
1 bardak sıvı yağ
1,5 bardak toz şeker
2-2,5 bardak un
1 bardak süt
Kabartma tozu
Vanilya

Bunlara ek olarak canınız hangi keki istiyorsa içine o malzemelerden koyuyorsunuz, bu defa benimkinde ek olarak fındık, tarçın ve eser miktarda çikolata damlası vardı.

Önce yumurta ve şekeri çırpmayı, unu eleyerek koymayı unutmayın. Ha bir de çikolata damlalarını en son ortaya çıkarın yoksa çocuklar yiyor :))
      
Afiyet olsun.

8 Ocak 2011 Cumartesi

Hola !

Son bir aydır nefes almadan çalışıyorum,haftaiçi-haftasonu ayırmadan. Hesaplarla boğuşuyorum, muhasebe yapıyorum, daha doğrusu kodunu yazıyorum.Anlayacağınız tek yazma ortamım bu blog değil, yerine göre oracleda,yerine göre power builderda, efendime söliyim asp olarak da yazarlığım var biraz :))

Bu gün bir muhasebe fişi de kendim için kestirdim, testte sorun yok gibi, bakalım proda alınca çalışacak mı :) Daha doğrusu şöyle diyelim, yeni yıl kararlarımdan ikincisini aldım. Dün akşam yatağa kafamda bir sürü cümle ve soru ile girmiştim, ama bugün arabayı öndeki araca çarpınca bir çoğunun kaynağını buldum. Ben takip mesafesini koruyamıyorum galiba :) Oysa ki çok mühim, kendinizi kazanın ortasında buluveriyorsunuz. Öndeki araca fazla yaklaşmışım, bir anlık dalgınlık ve sonrasında çarpma sesiyle kendime geldim.

Bu yaptığım ilk kaza. Akşam eve dönünce de kafa yordum bu mevzuya, son zamanlarda etrafımdaki insanlarla da yaşıyorum ben bu problemi. Birebir aynı. :) Takip mesafesini koruyamıyorum. Ya fazla yaklaşıyorum frenler işe yaramıyor ya da fazla geriden takip ediyorum, ya selektör ya korna yiyorum :) Bazen de bugunkü gibi çarpma sesi duyuyorum. Maddi hasar mühim değil, kasko ile sanayide hallediliyor, boya cila derken, ilk günkü haline getiriyorlar aracı. Ve fakat araba hasarlı oluyor işte,dışardan bakan bilmiyor elbet, ama siz biliyorsunuz. Üstelik çarpışmak fiili işteş çatılı, hasarlı olan en az iki araç. Bazen her iki taraf, bazen taraflardan yalnız biri hasar görüyor.Şanslıysanız çizikle atlatan siz oluyorsunuz ama her halukarda arkadan çarpmak trafikde asli kusur.

Dolayısı ile kuralları hatırlamakda fayda var. Takip mesafesi metre cinsinden hızın yarısıdır. Ha seyir halinde nasıl anlayacağız derseniz, bu işin ipuçlarını da bulmuşlar, 88-89 kuralı var mesela, yaklaşık 2 sn sonra aracınız önünüzdeki aracın bulunduğu yere ulaşıyorsa sorun yok, erken geldiyseniz yavaşlayın, geç kaldıysanız biraz hızlanabilirsiniz.

Kurallara uyalım, trafik canavarı olmayalım ! :)

Adios !

PS: Yeni yıl kararlarımdan ilkini merak edenler için bu yıl Susan Miller'a inanmamak :))))

3 Ocak 2011 Pazartesi

L'elégance du Hérisson

Yeni yıl gecesinin aksine yeni yılın ilk gunlerinden daha çok hazzediyorum.. Hele de buz gibi güneşli havalardan.. Sabah üzeri elde kahve, seyredilen güzel filmlerden..

Bu yıla Le Herisson ile başladım, kirpinin zerafeti adlı kitaptan uyarlama. Dünyaya bir de Paloma'nın kamerasından bakmanız şiddetle tavsiye edilir, kendisi 11 yaşında, fikirleri boyunu aşmış bir kız çocuğu. Aşağıdaki cümle de kendisine ait. Benim kalbime dokundu, bakalım siz ne hissedeceksiniz..

Paloma Josse : Planning to die doesn't mean I let myself go like a rotten vegetable. What matters isn't the fact of dying or when you die. It's what you're doing at that precise moment.

Au revoir :)

PS. Film ingilizceye The Hedgehog, türkçeye ise Yaşamaya Değer diye çevrilmiş.